Türkiye’de yasadışı bahis ve kumar gençler arasında neden yaygınlaşıyor?

Fundanur Öztürk
BBC Türkçe

“Ortaokulda kaçak iddiaya başladım, lisede online kaçak bahis bayiliği aldım. Getirdiğim her yeni üye için siteden komisyon alıyordum. 5 lira olan harçlığım 25 liraya çıktıkça okuldaki özgüvenim artıyordu.”

26 yaşındaki Ahmet ile İstanbul’un Fatih ilçesinde, onun belirlediği ve güvendiği bir adreste buluşuyoruz.

Haberde gerçek isminin gizli kalmasını isteyen Ahmet, ortaokul sıralarından itibaren online kumar oynadığını ve oynattığını anlatıyor.

Henüz lisedeyken bayilik alarak, siteden kaçak bahis oynattığı her oyuncu karşılığında %5 komisyon aldığını; daha fazla üyeli bayiliklerde komisyonların %30’a kadar çıktığını söylüyor.

Türkiye’de yasa dışı bahis ve kumar alışkanlığı, gençler arasında giderek yaygınlaşıyor.

Gençlik çalışmaları yürüten İnsani Hayat Derneği Başkanı Yunus Çetinkol, “Bugün sokaktaki 10 gençten 8’i ya sanal bahis oynamıştır ya da oynayan bir yakını vardır” diyor.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise göreve geldiğinden bu yana geçen dört ayda, yasa dışı bahis suçlarına yönelik 57 operasyon düzenlendiğini açıkladı.

Bakan Yerlikaya bu operasyonlarda 288 şüphelinin gözaltına alındığını ve şüphelilerden 70’inin tutuklandığını kaydetti.

Yerlikaya ayrıca 29 Eylül’de, “Başta geleceğimiz olan gençlerimizi yasa dışı bahis çukuruna çekmek isteyen örgütlerle hesaplaşmaya devam edeceğiz” dedi.

“Dışarıdan bakıldığında herhangi bir dükkân gibi görünüyor”

Türkiye’de ek bir uzantıyla yasa dışı bahis ve kumar oynatılan siteler genellikle yurtdışından yönetiliyor.

Ahmet, “Bu siteler üzerinden domain alıyorsun ve kendi oyuncularını oluşturmaya başlıyorsun, daha sonra sisteme çektiğin oyuncu sayısı ve oyun hacmi üzerinden belli bir komisyon alıyorsun” diyerek anlatıyor:

“Kıbrıs’tan biri seninle bağlantıya geçiyor, sana bir uzantı veriyorlar ve bu uzantıların sahipleri belli oluyor. O kişi o sayfayı Türkiye’de yaygınlaştırmaktan sorumlu oluyor. Her kişi muhakkak beraberinde birkaç kişiyi de getiriyor.”

“Ofise bile gerek yok, herhangi bir yerde, herhangi bir dükkân görünümünde ya da bir kafede bile bu işi yönetebilirsiniz, sadece daha çok insan bulmanız gerekiyor.”

“Gençleri teşvik etmek için başlangıç parası veriliyor”

Yasa dışı bahis ve kumarda gençleri çekmeyi hedefleyen pek çok sistem devreye sokuluyor.

Örneğin kaçak bahsin iddia oranı, resmi bahisten çok daha yüksek. Ahmet, bazı sitelerde maç devam ederken dahi yeni bahislerin açılabildiğini söylüyor:

“Gençleri oyuna teşvik etmek için başta belli bir komisyon veriliyor. Genç o parayı başlarda katlıyor, ama sonra her şeyini kaybediyor. Başlarda paranı katlıyorsun, sonra kaybediyorsun; bazı sitelerin algoritması tamamen bunun üzerine kurulu.”

“Gençler arasında ayda 150 bin kazanan, Tesla’ya binenler var. Ancak benim gibi site sahibi bile olsanız, bu sürdürebilir bir kazanç değil. Sistem belli bir yere kadar kazanmana izin veriyor ama sonra tüm verdiklerini geri alıyor.”

“Bize de bayilik ver, bize de site aç diyenler çok oluyor. Bunun yüzünden çok kişinin evi yıkıldı. Kredi çekip evini, arabasını satanlar oluyor. Arkadaşım, babasının adına mobil bankacılık üzerinden kredi başvurusu yapıp kumara yatırdı.”

“Paran bittikten sonra, kumar oynatana borçlanmaya başlıyorsun. Yine kazanamıyorsun ve borcun büyüyor. Oradan sonra tahsilat işleri devreye giriyor.”

İçişleri Bakanı Yerlikaya 29 Eylül’de, Abdulsamet Aksu’nun yönettiği örgüte yönelik operasyonda 22 paravan şirket ve şüpheli şahıslara ait 39 banka hesabına el konulduğunu açıkladı.

Kara paranın farklı hesaplara bölünerek gizlenmesi, borçlu oyunculardan para tahsilatı ve benzeri pek çok yasadışı uygulama, çeteleşmeyi de beraberinde getiriyor.

İşin her safhasında bulunmuş Ahmet ise, “Eskiden nasıl çek senet, uyuşturucu mafyaları vardı; şimdi de yasa dışı bahis ve kumar mafyaları var” diyerek anlatıyor:

“Bir gün Sarıyer’de çok lüks bir villaya tahsilata gittim. Oynuyor, kaybediyor, bize borçlanarak daha çok oynuyor ve sonunda devreye tahsilat işleri giriyor. Akrabam, ‘Git o parayı bana bir şekilde getir, içinden kendi payını alacaksın’ dedi.

“Ben de adama gidip, parayı vermiyorsan farklı şekilde konuşacağız dedim. Adam tabii o korkuyla eşinden dostundan bulup veriyor. Kendi payımı alıp teslim ediyorum, işimizi kapatıyoruz bu şekilde.”

Kara para nasıl aklanıyor?

Yasa dışı bahis ve kumar çetelerinin kara parayı aklama yöntemlerinin başında genellikle “kiralık” banka hesapları geliyor.

Çetelerin hedef aldığı gençler banka, elektronik para ve kripto para hesabı açıyor. Bu hesaplar cüzi bir bedel karşılığında gençlerden kiralanıyor ve kara paranın toplanması ve dağıtılması için kullanılıyor.

Bahis ve kumar paraları, banka hesapları, elektronik banka hesapları ve kripto para hesapları arasında teknik takibe takılmamak için seri bir şekilde havale yapılıyor.

Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) Anadolu Ajansı üzerinden yaptığı açıklamaya göre, bir bahis organizasyonunun aynı anda kullandığı yüzlerce hesap olabiliyor.

MASAK, gençleri banka hesaplarını kiralamamaları gerektiği konusunda uyarıyor.

Ahmet, “Dikkat çekmemesi için parayı 20’ye bölüyorsun ve anlaştığın kişilere yolluyorsun, sonra tek tek çekiyorsun” diyerek, kendi sistemini şöyle anlatıyor:

“Önce sanal hesaba, oradan legal bankaya… Parayı farklı farklı hesaplardan çekebilmek için başkalarının legal banka hesaplarını kullanıyorsun.”

“Örneğin senin hesaba 10 bin lira atacağım, çek bana getir, bin lirası senin diyorum. 500 TL bile versen kabul ediyorlar, bir genç olarak düşünün.”

Bir yöntem deşifre olduğunda, başka bir tahsilat yöntemi devreye sokuluyor. Ahmet, bazı sosyal medya fenomenleri üzerinden yapılan para aklamanın da yakın zamanda deşifre olduğunu söylüyor:

“Fenomenler üzerinden para aklıyorlardı, bu sistem çözüldü ve bazı fenomenlere operasyonlar düzenlendi. Sana bu parayı vereyim, sen bu parayı resmileştir, şu kadarı senin, bu kadarı benim… Fenomenlerle bu pazarlık yapılmıştı.”

“Örneğin, ben sana sosyal medya üzerinden hediye yollayacağım, %5’i senin, gerisi benim diyor. Paylaşımlarına yorum olarak aslan sembolü atıyor ve yüzbinlerce lira değerinde parayı hediye olarak fenomene göndermiş oluyor. Bu sosyal medya kazancı olarak yansıyor ve para resmileştirilmiş oluyor.”

Çetinkol ise, “Gençlerin yanı sıra hayattan bir beklentisi kalmayan insanların kullanıldığını görüyoruz. Birkaç kere evsizlere bankadan hesap açtırıp, hesaplar üzerinden işlem yapıldığını gördük” diyor.

Çetinkol ayrıca, bazı sosyal medya fenomenlerinin sadece kara para aklama yolu olmadığını, ayrıca gençleri yasadışı bahis ve kumara özendirdiğini düşünüyor:

“Sosyal medyada çok fazla fenomen türedi. Bu fenomenler hep şaşalı hayatlarıyla ön plana çıkmaya başladı ve gençleri kolay para kazanmaya özendirdi.”

“Pandemiyle birlikte yasadışı bahis ve kumar giderek arttı”

Çetinkol’a göre yasadışı bahis ve kumar oynayan ve oynatanların sayısında Covid 19 pandemisi sonrası artış yaşandı.

Pandemi ve sonrasındaki ekonomik kriz sebebiyle orta gelirli aileler yoksullaştı, eve kapanan gençlerin sosyal medya/ internet kullanımı arttı, panik ve bilinmezlik havası daha fazla insanı online kumara yönlendirdi:

“Pandemiyle birlikte gelen kaygı, sosyal medyaya bağımlılık ve ekonomik sorunlarla birlikte insanlar hiç olmadığından daha fazla sanal bahis işine yönelmeye başladılar. Hep vardı ama pandemiyle birlikte yaygınlaştı.”

Çetinkol ayrıca pandemi döneminde denetimli serbestlikle çıkan çoğu uyuşturucu suçlusunun da yasa dışı bahis ve kumara yöneldiğini söylüyor:

“Eskiden madde satan suçlu bireylerin çoğu, özellikle pandemi dönemindeki denetimli serbestlikle birlikte, bir daha uyuşturucu satmak istemediler. Uyuşturucunun cezası çok yüksek ve yakalanma riski çok fazla olduğu için sanal bahse yöneldiler.”

“Sanal bahiste her şey tamamen online. Herhangi bir mekâna ihtiyacınız yok, fiziksel olarak afişe olmanız söz konusu değil. Yani, sokağın bu köşesinde çok durduk, öbür köşeye geçelim derdi yok. Bu avantajlar uyuşturucu kartellerinin de iştahını kabarttı.”

“Bu şekilde sanal bahis işine giren birçok çete ortaya çıktı. Cezaevinden çıkan uyuşturucu suçlusu gençler de burayı tercih etti, tehlikesi daha azdı çünkü bugünkü kadar bilinmiyordu.”

Pandemi döneminde açık cezaevlerinde bulunan ve denetimli serbestlikten yararlanan 100 bin 774 mahkûm, 14 Nisan 2020 itibarıyla Kovid-19 iznine gönderilmişti.

MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın 25 Ağustos’ta sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, pandemi izni dolduktan cezaevine dönmesi gereken 9 bin 56 mahkûm cezaevlerine geri dönmedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise 1 Ağustos’ya yaptığı açıklamasında, “Geri dönmek için 15 Ağustos’a dek müracaat etmeyen hükümlüler haklarını kaybetmiş, direkt kapalı cezaevine gitmiş olurlar” demişti.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x